Değişiklikten Hazzetmeyen Dahiler

Doktor House, ikinci sezonda vurulunca halıda kan izi kalır. İyileşip, tekrar işe başladıktan sonra halısı değiştirilir. House bunun üzerine doğruca Cuddy'nin ofisine gider ve eski halısını geri ister. Kan lekesi olmayan ve gıcır gıcır halıyı değil, kendi eski, bildik, sevdiği halısını ister. House'un sekiz sezon boyunca hemen hiç değişmeyen ofisine bakınca, asosyal dahilerin "değişiklik"ten pek de hazzetmedikleri sonucuna varmak zor değil. Çünkü etraflarında, onları kuşatan birçok ayrıntıyı öyle iyi özümsüyorlar ve her bir küçük değişiklik dikkatlerinden kaçmadan zihinlerine öyle ince işleniyor ki, bunlardan birinde meydana gelen bir değişim hemen dikkat çekiyor, dolayısıyla rahatsız ediyor. Peki bu nerden aklıma geldi?

Manfred Kuehn'in anlaşılır ve keyifli bir okuma sunan Immanuel Kant biyografisi, Kant hakkında enteresan, magazinel bilgiler de içeriyor. Dönemin eğitimden sorumlu bakanı von Zedlitz, düşüncelerini beğendiği Kant'a, Halle'de prestijli ve önemli bir makam teklif eder. Oysa Kant, çok daha düşük bir maaşla -ki göreceli bir bakış açısıyla, paraya ihtiyacı da olmasına rağmen- Königsberg'te kalmaya karar verir. Ve bir mektubunda şöyle yazar:

"Durumumun iyileşmesine büyük katkılar sağlayacak bile olsa her tür değişiklik beni endişelendiriyor."


Okuma: Immanuel Kant, Manfred Kuehn, çev. Bülent O. Doğan, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2011