Hollanda Altın Çağı

Çılgın Kalabalıktan Uzak romanında yazar Thomas Hardy, muhteşem betimlemelerinin arasında iki ressamdan söz ediyor. Bathsheba'nın oda hizmetçisi Liddy Smallbury'nin silik yüz hatlarına sahip olmasına rağmen, teninin renginin Gerrit Dou ve Gerard ter Borch tablolarındaki kırmızılığın aynısı olduğunu yazıyor.
Bu iki 17. y.y. ressamı, Hollanda Altın Çağı denilen, 1585-1702 yılları arasında ülkenin bilim, sanat, ticaret gibi alanlarda çok ilerlediği bir dönemin sanatçıları. Diğerleri ise Rembrandt, Johannes Vermeer, Frans Hals. Tabloları da bu şaşaalı, ışıltılı, altın çağı vurgular nitelikte.
Dou ve Borch, tür resmi (Tableau de genre) alanında uzmanlaşmış iki ressam. Bu tür resimde sanatçı günlük yaşamı (everyday life), sıradan insanları ve onların sıradan aktivitelerini tablosuna aktarıyor. Örneğin klavikord* çalan, mektup yazan ya da ev işi yapan bir kadını, atölyesinde çalışan bir sanatçıyı, ahırda inek sağan bir hizmetçiyi veyahut at sırtında bir adamı, mümkün olan bütün canlılığı içinde görmek mümkün.

Gerard ter Borch'un A Woman Playing the Theorbo-Lute and a Cavalier (1658) adlı tablosu da, tıpkı böyle sade ve doğal bir günlük hayat parçasını yansıtıyor. Bütün bu sıradanlığını, çalgıcı kadının üzerindeki kışkırtıcı tonda bir maviye sahip giysisi ve masanın üstüne oturup yumuşak bakışlarla onu izleyen/ona eşlik eden adamın yüz ifadesi derinleştiriyor. Kadının teninin fildişi ışıltısı ile üzerindeki mavi renk arasındaki tezat, kadını tablonun merkezi haline getiriyor. Adamın yumuşak bakışları ise, kadının yüzüne değil de narin ellerine odaklanmış gibi. Adamın dudakları hafif aralık ve kadının yüzünde ise ince bir gülümseme ve yanaklarında hafif, hoş bir pembelik var.

Resimle ilgili ilginç bir bilgi... Bu tabloda gördüğümüz theorbo** çalgıcısı kadını, ressamın The Suitor's Visit (1658) adlı bir başka tablosunda geri planda görmek mümkün.

Diğer tablo, Gerrit Dou'nun Meisje met een fruitmand bij een raam (A Girl with a Basket of Fruit at a Window, 1657) isimli tablosu. Elindeki meyve sepetini pencereden adeta bize doğru uzatan genç bir kız ve perdeyi tuttuğu yerin arka planında görünen iki kişi var. Pencereden sarkan ölü horoz, genç kızın ışıltılı ve umutlu (nerdeyse neşeli) yüzü, canlı renkteki kıyafetiyle tatlı, acıklı, alaycı bir tezat oluşturuyor. Gençliğin tazeliğini, canlılığını, genç kızın tırnak ve parmak uçlarındaki hafif parlaklıkta bile görebiliyorsunuz.



* Piyanonun atası sayılan, genelde dikdörtgen şeklinde klavyeli bir müzik aleti.
** Lute ailesinden, yaylı bir müzik aleti.