Pastoral Bir Dram: Çılgın Kalabalıktan Uzak

Thomas Hardy'nin 1874 tarihli romanından uyarlanan Çılgın Kalabalıktan Uzak (Far From The Madding Crowd, 2015), 1800'lerin Victoria İngiltere'sinde geçiyor. Kendisine miras kalan çiftliği çekip çevirmeye çalışan Bathsheba'nın, üç farklı karakterde erkeğin arasında kalışını ve yaptığı seçimleri konu alıyor.

Everdene'e öncelikle iki evlilik teklifi gelir. İlki daha sonradan talihsiz bir durumda kalarak, koyun sürüsünü kaybedecek ve sefalete düşecek olan çalışkan ve becerikli Gabriel Oak'tan; ikincisi ise yakışıklı, zengin ve ketum çiftlik sahibi, genç kızların gözdesi Mr. Boldwood'dan. İki talip de ilk anda Batsheba'nın gönlünü çelecek gibi olurlar. Aslına bakılırsa, ikisi de o dönem için çok iyi birer taliptir, bunu Bathsheba da çok iyi bilir. Ancak sorun şudur ki, ikisinin de Bathsheba'yı seçmiş oluşu -farklı zamanlarda elbet- ve evlilik teklifinde bulunurken onu "korumayı", gözetmeyi, refah içinde yaşatmayı vaat etmeleri tesadüf değildir. Niyetleri iyi olsa da Bathsheba, tıpkı Bir Kadının Portresi'ndeki (The Portrait of a Lady, 1881) Isabel gibi bağımsız ruhlu, asi ve nevi şahsına münhasır bir kadındır. Seçilmek değil, seçmek ister. Öyle ki seçimleri hatalı bile olsa, kendi aldığı kararlar doğrultusunda yaşamına yol vermek için bütün gücüyle çabalar. Yaptığı hatalar karşılığında elde ettiği deneyimler paha biçilmez olsa da, mutluluğa ulaşmak onun gibi ortalamanın üzerindeki bir kadın için hayli zor olacaktır.

Filmin etkileyici bir izlenim bırakan sinematografisine, hayranlık uyandıran müzik ve kostümlerine, yönetmen koltuğunda sıradışı ve gerçekçi bir iş çıkaran -Submarino (2010), Onur Savaşı (Jagten, 2012) gibi bol ödüllü filmlerin 69 doğumlu Danimarkalı yönetmeni- Thomas Vinterberg'e ve yerli yerinde oyunculuklarına rağmen, senaryosunun kitabın/protagonistin ruhunu yeterince yansıtamadığını düşünüyorum. Daha doğrusu kitaptaki önemli "incelikler"in atlandığı, eksik bir özet gibi ilerliyor film. Ordan burdan cımbızla seçilmiş "an"lar sahne sahne birleştirilmiş ve çabucak geçilmiş havası uyandırıyor. Bathsheba'nın kimi anlarda heyecan içinde ardarda sıraladığı sözleri, bazen kararsız, tezcanlı atılganlığı, gözüpekliği romandaki yoğunlukta geçmiyor izleyiciye. Bu nedenle filmin en önemli figürü tam oluşmamış olarak kalıyor. Kitapta oldukça ayrıntılı işlenen yan karakterler ve köy ahalisi fonda silik birer görüntüye dönüşmüşler.

Benzer şekilde Çavuş Troy'un alaycı, bencil ve şeytan tüyü olan bir tip olması gerekirken, daha ilk sahnelerde "duygusal" biriymiş gibi gösterilmesi, yanıltıcı bir izlenime neden oluyor diye düşünüyorum.

Pas ve Kemik (De rouille et d'os, 2012) filmindeki başarılı oyunculuğundan sonra, İngiliz dilinde filmlerde izlemeye başladığımız 77 doğumlu Belçikalı Matthias Schoenaerts ile son yıllarda başrolden aşağı görmediğimiz, rol alacağı projeleri itinayla seçtiği belli, sevimli ve çok yetenekli Carey Mulligan, rollerine epeyce yakışmışlar.

Mulligan ile Sheen'in Let No Man Steal Your Thyme adlı şarkıyı birlikte söyledikleri sahne, filmin güzel anlarından biri.


Puanım: 7,0
IMDb Puanı: 7,2
Rotten Tomatoes: 7,4

Yönetmen: Thomas Vinterberg
Senaryo: David Nicholls
Oyuncular: Carey Mulligan, Matthias Schoenaerts, Michael Sheen, Tom Sturridge