Selfie'den Özçekim'e

Türk Dil Kurumu'nun selfie karşılığı olarak belirlediği "özçekim" sözcüğünü komik ve anlamsız buldum. Peki neden?

Selfie'nin anlamına bakalım önce. Sosyal paylaşım sitelerinde paylaşılan ve cep telefonu ya da bir dijital kamerayla çekilen kişinin kendine ait fotoğrafı anlamına geliyor. Adı konmasa da bu tür fotoğrafın tarihi eski. Facebook, instagram ve daha öncesinde de myspace gibi siteler ise, bu tür fotoğrafın popüleritesini bir çırpıda artırdı. 

Selfie kelimesinin bu denli çabuk yayılmasının bana göre en önemli nedeni, söyleniş kolaylığı ve oldukça basit bir yapıda türetilmiş olması. Çekilen fotoğraf, an'a ait, kişiye özel ve hızlı. Sözcüğün kendisi de bunu yapı itibariyle tam olarak karşılıyor. Kişiye özel, söylenişi kolay ve hem geçmişe sahip -dolayısıyla yadırganmayacak- hem de yeni, taze bir havası var.

Oysa özçekim kelimesi söylendiği anda, insanın aklına bilimsel bir terim geliyor. Bunun nedeni "çekim" kelimesinin ilk anda insanların çoğunda çağrıştırdığı karşılık. "Fotoğraf çekimi" dendiği zaman bile, daha profesyonel bir durum gelir insanın aklına. Oysa selfie'nin profesyonellikle alakası yoktur. Politikacılar, yazarlar, ünlüler, halk, herkes sosyal paylaşım sitelerinde kendi "selfie"lerini bunun için paylaşırlar, rahatlığı ve kolaylığı için. Kelimenin kendisi de bu vaadi taşımalı işte.

Diğer bir sorun, selfie kelimesini tam olarak çevirmeye çalışmaktan kaynaklanıyor. Oysa bir dilden başka bir dile çeviri yapılırken, kültürleri, yaşayış biçimlerini, o dile özgü güzellikleri hiçe sayarak, birebir çevirmeye kalkışmak, içi boş kelimeler ortaya çıkarmaktan başka bir işe yaramaz kanımca.

Can Yücel'in çevirileri geliyor aklıma. Hayatta olsaydı ne şahane bir karşılık bulabilirdi bu sözcüğe. 


Foto: Sean DuBois